VESİKALIK
Gözlerimde kaçınılmaz bir yerde bekliyor seni
Hiç sevmedim desem de
Hiç sana ait olmadı desem de
İnan senin sarılışına ihtiyacı olan bir kalbim var benim
Dudaklarıma sığdıramadığım her tebessümde
Yüzüme yakışmayan her mutlulukta
İnan senin sarılışına ihtiyacı olan bir kalbim var benim
Seni terk etmek mümkünken ben hala buradayım
Kalbimde her ışık yanıp söndüğünde
İçimde
Sesini duymaya tahammül edemediğim
Bir çocuk
Sadece
Sadece sarıl, sarıl istiyor
Kurnazmış gibi görünen gözlerime,
Boğazıma sarılmış tüm yalnızlıklara iyi bak
Gördüğün bu utangaç,kurnazlığın bir sebebi var
Bir vesikalık
Daralmış ,yakınlaştırılmış
Ama aslında bir o kadar kendinden uzaklaştırılmış
Kokusuz
Dokusuz
Tüm o kapkalın kazakların içinde yapayalnız
Ve
İnan
Senin sarılışına ihtiyacı olan bir kalbim var benim
Ve
İnan
Benim sarılışıma ihtiyacı olan bir kalbin var senin
Cem'ul cem
"Çektiğim cevr-ü cefayı,
Sen de çek benden ötürü"
Korkunç
sesler tanındı
gözlerine
dudaklarına
Derisinin her parlak ışığına
Kandil ışığı
içimize doğdu
sonsuz gökler
basit işaretler
daha çok deniyorum
sana yaraşır olmak için
ne yapmam lazım göster
adımlarınla
adımla
adımlarımla
adımla
kıyamet üfürükçüleri yanıbaşımda
nefret dolu yüreğimde
zor zamanlar
gittikçe zorlaşırken
sana yaraşır olacağım
nefretime kıyamazken benliğimi duymamalıyım
gittikçe üstüme atılırken sizler
hepinizi bu zor zamanlarda yıkayıp
kurutuyorum yılgınlığımda
denedikçe
attığınız kendiliğimde
sizin pisliğinize doğuyorum
bekliyorum
sesizce
benim zamanımı
ve sana yaraşır olacağım
seninle
yanında
en yakınında
olmak için
adım adım benim zamanıma...
Sen de çek benden ötürü"
Korkunç
sesler tanındı
gözlerine
dudaklarına
Derisinin her parlak ışığına
Kandil ışığı
içimize doğdu
sonsuz gökler
basit işaretler
daha çok deniyorum
sana yaraşır olmak için
ne yapmam lazım göster
adımlarınla
adımla
adımlarımla
adımla
kıyamet üfürükçüleri yanıbaşımda
nefret dolu yüreğimde
zor zamanlar
gittikçe zorlaşırken
sana yaraşır olacağım
nefretime kıyamazken benliğimi duymamalıyım
gittikçe üstüme atılırken sizler
hepinizi bu zor zamanlarda yıkayıp
kurutuyorum yılgınlığımda
denedikçe
attığınız kendiliğimde
sizin pisliğinize doğuyorum
bekliyorum
sesizce
benim zamanımı
ve sana yaraşır olacağım
seninle
yanında
en yakınında
olmak için
adım adım benim zamanıma...
Gece Yürüyüşü
"Gece yürüyüşü"
Elimin olmadığı vücutlardan
gözlerimi kapar evime giderken
göğüsümün her atışında
güneş kaybolurken
öylece sardı etrafımızı
herşey gibi, herkes gibi göremedik,
Endişe ve panik
sevgi ile gelmişti
süpheye yer yoktu.
bilemedik bizde .
Kötülük mü bu?
Umut edemez olduk
Önce
göğsümüzü kabarttı
Sonra
Gözler görmez oldu
bilmiyorduk
Böyle olacağını hiç bilemedik
Nasıl bize yaklaştı bilemedik
İyi ruhlar mıydık hiç sorgulamadık
Onu görmeseydik biraz daha yaşarmıydık?
zamanı duymaz olur ,ölümün karşında korku ile durabilir miydik?
Küçük bir yabancıydı
o da
Senin gibi
Bir gece yürüyüşünde
Güneş kaybolurken
Evini arayan
Ayaklarını arayan
Kendini arayan
"Hiç durmaz"
Kafamda bir ses
Bir rüya
Hiç durmayan
Ve hep beni izleyen
taşlar her yerde
hayal taşları
aklın içinde sonsuz bir buğu ile süzülüyorlar
korkuyorum,
cesaretimden korkuyorum
yavaş yavaş
hiç bırakmadan
hiç durmadan,
beni takip eden
seni takip ettiren
bir paranoya
hiç durmayan
hep çalışıyor
hiç durmuyor
gittikçe üstüme geliyor
hayallerim var
sürekli düşünen
dünya yaratan
korktuğunda kaçan
zaman geçtikçe
başka birine dönüşen
en tasasızlar bile tasalanmışlar
bir paranoya
hiç durmayan
hiç durmaz.
Herkese ,herşeye
kafamdaki hayal taşları
her yere
giden zaman yaşları
öncesinde ya da sonrasında
kimsin?
sesizce
hayallerim var
bir paranoya
hiç durmayan
hiç durmayacak
ve beni ayakta tutan
Bir rüya
Hiç durmayan
Ve hep beni izleyen
taşlar her yerde
hayal taşları
aklın içinde sonsuz bir buğu ile süzülüyorlar
korkuyorum,
cesaretimden korkuyorum
yavaş yavaş
hiç bırakmadan
hiç durmadan,
beni takip eden
seni takip ettiren
bir paranoya
hiç durmayan
hep çalışıyor
hiç durmuyor
gittikçe üstüme geliyor
hayallerim var
sürekli düşünen
dünya yaratan
korktuğunda kaçan
zaman geçtikçe
başka birine dönüşen
en tasasızlar bile tasalanmışlar
bir paranoya
hiç durmayan
hiç durmaz.
Herkese ,herşeye
kafamdaki hayal taşları
her yere
giden zaman yaşları
öncesinde ya da sonrasında
kimsin?
sesizce
hayallerim var
bir paranoya
hiç durmayan
hiç durmayacak
ve beni ayakta tutan
Gözün gördüğü
Ellerimi kavuşturmuş
Oturmuş posta kutusunun önüne
Birisi almış mektubunu
Birisi yazmış kalemlerini
Kağıtlarını uçak yapmış düşürmüş midesine
Geri almak istemiş
Havalanmış
Yapış yapış bir marmelat sarmış her yanı
Affedilmeyi bekleyen bir kendin içinde
Kulağında sesi
Her an seninle değil
Ama son günlerde daha çok sevdiğin doğru
Beklenmeyen çatırtılar içinde
Tekme atılmayı bekleyen bir kapının baş ucunda benimlesin
Birisi almış mektubunu
Yalanlamış
Ellerimi kavuşturmuş
Saçlarımı örmüş
Eteklerimi havalandırmış
Bir çok kez söyledim sana
Bugünlerde sevmemelisin
Bir yolda kapıyı kapatırken gördüm seni dağlar boyunca geldin peşimden
Sadece bir hayaldi
Hala benimleymişsin gibi
Fısıldıyorsun
Yanımda yürüyorsun sanki burdaymışsın gibi
Ama
Göz göre göre görmüyorsun
Ve
Kalbim bu kadar kesilmişken
Özür dilerim hissetiklerim için
Kalbim tamamen sana ait olduğu için
Söylediklerim doğru olduğu için
Ama bir çok kez söyledim sana
Bugünlerde sevmemelisin
Portakal Bulut
ötanazi
yumuşak
sıcak
ve
beklentili
umut saydıraç
katran katran gölgeler etrafında
gece yarısı tazeliği
nefesizliğinde
beklentisizliğinde
uzun bir yürüyüş
taze bir boyun kokusu
ulaşılmazığında
ve artık
görgünlüğünde
uzaklar
en yakınlar şimdi
fısıl fısıl ağaçlar
arkadaşlar
ipeksi bir yumuşaklık
eli değdikçe içine alan
ılık ılık ağlatan
sevgisiz
ince , tıngır tıngır
bir melodi
etrafında
tüm yürek seslerine sesleniyor
bağırları dağlıyor
bağrımı dağlıyor
bağrımı dağlıyor
Çocukluk İksiri
Bir tuğla peşinde yapışmak isterdim
Bir markette kaybolmak isterdim
Adım anons edilsin annem beni bulsun isterdim
Okuldan kaçtığım yedi yaşımda
Çocukluğumu yeniden yazmak isterdim
Sevgi arsızı bir şımarık olmak isterdim
Doyasıya öpüp koklamak , geleceğe yazmak isterdim
Bir balkonda arılar peşinde , panjurun üstünde durabilmek isterdim
Taş çorbası içmek , iksir yapmak isterdim
Ve dilemek
" Bunu içersem Karanlık bir şovalye olacağım
ve kimse beni yenemeyecek"
Asla kazanamadığım yarışlara ağlamak isterdim
Bisikletime sıkı sıkı tutunmak isterdim
Tüm kabuk bağlayan yaralarıma inat bir daha düşmek isterdim.
Ve o en uğurlu sek sek taşını (Bordo rengi olan )
sonsuza dek saklamak isterdim.
Çocukluğumu yeniden yazmak isterdim
O balkonda panjurun üstünde
Arsız ,şımarık, karanlık bir şovalye olmak
Büyümeyi beklemek isterdim
Çocukluğumu yeniden yazmak isterdim
Asimetrik Paralel
Bir asimetrik paralelde
Ellerime un sürüyorum
Ne için ?
Daha kolay düşebilmem için .
Gülümsemek
yüzüme dökülen tozlar
hiç bu kadar kolay olmamıştı
Düşmek
Tüm istediğimiz
biraz adaletti
Bilinmezliklerin gücü bizden büyüktü
Sadece elim kaydı
yüzüm un doluydu
gülünçtü
yerden baktığımda kendime gülünçtüm
havadan baktığımda onlara da gülünçtüm
onlar
acımasızlardı
bense sadece biraz gülünçtüm
çocuktum
umut doluydum
ama düşmüştüm
belki biraz fazla sürmüştüm
ya da az
artık önemli mi?
Bilinmezliklerin üstadı
Hadi kurtar bizi
Nasıl bir Tanrı bizi yapayalnız bırakabilir ki ?
Şahıs Ekleri
Sendin/bendim
Sonsuz devrik cümleler kuruyordu
Bilgisizliği zamanına taşıyordu
Tensizliği , dokunulmamışlığı
Sureti gibi gizemi de çerçevesi şu rüyada
İsimsiz bir boşluk
Sesini savuruyor her yana
Bir adı olsun istemişti.
Sustu.
Saatin kadranı etrafında dolaşırken
Her şanslı kişi gibi
Arkasına bakmadan
Ölmek istemişti.
Namı ile kalsın
Namusu ile bırakılmasın
Bir şehrin tüm şiddeti
Ruhuna bastırılsın
Nevresimler kuşanmış bir yaşam sağanağında
Beklediği
Sendin!
Tüm zamansız materyallerinle
Seni de beraberinde götürmek istemişti
Gelmedin.
Şimdi azrail karşıda
Yüzünde tüm kirletenlerin ayak izleri
Tüm izleri, deniyor
Deniyor
Deniyor
Deniyor
Bembeyaz tenin , büyük gözlerin
Her izin önündeyken
Her bir zerresindeyken
Günahlarımda bile sen varken
Kalbimi taşıyamıyorum
Sonsuz devrik cümleler kuruyordu
Bilgisizliği zamanına taşıyordu
Tensizliği , dokunulmamışlığı
Sureti gibi gizemi de çerçevesi şu rüyada
İsimsiz bir boşluk
Sesini savuruyor her yana
Bir adı olsun istemişti.
Sustu.
Saatin kadranı etrafında dolaşırken
Her şanslı kişi gibi
Arkasına bakmadan
Ölmek istemişti.
Namı ile kalsın
Namusu ile bırakılmasın
Bir şehrin tüm şiddeti
Ruhuna bastırılsın
Nevresimler kuşanmış bir yaşam sağanağında
Beklediği
Sendin!
Tüm zamansız materyallerinle
Seni de beraberinde götürmek istemişti
Gelmedin.
Şimdi azrail karşıda
Yüzünde tüm kirletenlerin ayak izleri
Tüm izleri, deniyor
Deniyor
Deniyor
Deniyor
Bembeyaz tenin , büyük gözlerin
Her izin önündeyken
Her bir zerresindeyken
Günahlarımda bile sen varken
Kalbimi taşıyamıyorum
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


