Tırnağının içindeki pislik gibi dolmuş yalan içine
Onunla uyumuş onunla uyanmışsın sonsuz ışıklı günlere
Hayat geçer mi sanmıştın onun koştuğundan iki kat hızlı koşmakla
Peki hep kuru muydu altın
Ferah mıydı için
Aslında ıslattın sende altını büyüdün sandığında
Her kızarıklıkta biraz daha uyandın sonsuz ışıkların karanlıklarına
Çatlamış dudakların hiç iyileşmedi
Belki de iyileşemedi
Kış geldi
Biraz daha çatladı, biraz daha acıdı
Evdeydin
Evdeydin
Soğuktu
Yalnızdım
Bir köpeğim vardı
Evden çıkarken yalnız bıraktığım için ağladığım
Sonsuz ışıklar vardı
Ama ben karanlıktaydım.